VELİYLE İLETİŞİM
 

 Eğitim-öğretimin sağlıklı ve etkin olarak işleyebilmesi ancak okul-öğrenci-veli birlikteliği ile mümkündür. Öğrencilerimizin başarılarını yükseltmek, gelişmelerini sizlere aktarabilmek ve gereken önlemleri almak için, yıl içinde düzenlenen bireysel veli toplantılarımızdaki paylaşımlarımız bizler için çok önemlidir.

  Dönem ortalarında, anne ve baba ile birlikte yapılan bireysel veli toplantılarında yaş gruplarına göre oluşturulan rehberlik değerlendirme raporları ve çocuklarımızın bireysel gelişimi ile ilgili detaylar veli ile paylaşılır. Ayrıca her dönem düzenlenen genel veli toplantılarında okulun eğitim anlayışı, genel sınıf çalışmaları ve branş derslerimizle ilgili aktarımlar yapılır.

  Öğrencilerin gelişim süreçlerinin daha yakından takip edilebilmesi amacı ile belirli aralıklarla “Gelişim-Gözlem ve Değerlendirme Raporları” velilerimize gönderilir. Yıl içinde çocuklarımızın gelişim süreçlerinde velilerimize daha faydalı olabilmek için her seferinde farklı konuların ele alındığı görüş ve düşüncelerin aileler tarafından rahatça paylaşıldığı seminerler ve anne-baba okulu programları düzenlenmektedir.

 

OKULA UYUM SÜRECİNDE ANNE BABAYA DÜSEN GÖREVLER

  Aileden ayrılığın ilk durağı olan anaokulu, ilk kez bireysel olma ve sosyalleşmenin gerçekleşmesi adına atılan ilk ve en önemli adımdır. Çocuk ilk kez kendini bir gru içinde ifade edebilme, tanımlayabilme fırsatı bulacak, kendilik algısının sağlıklı oluşması desteklenecektir.

  Anne- babanın bu süreçteki tutumları önemlidir. Kurum seçimini birlikte yaparak, kuruma, öğretmenlere güven duymaları, kararlı olmaları adına ön kşuldur. Hemçocuk hem de ebeveynler için ilk ayrılık sahnesinin yaşandığı okul kapısında; sizden ayrılmamak için ağlama – yapışma – sarılma vb. yollara başvuracak olan çocuğunuza karsı davranışlarınızda kararlı olmalısınız. Sizden ayrılmasına sadece sözel olarak değil beden dilinizle de izin vererek güvende olduğunu hissettirmeniz gereklidir.

  Elbette ki her anne – baba için ağlayan bir çocuğu geride bırakmak zordur. Ama çocuğunuz sizin kararınızı sınamak için böyle davranmaktadır. Bu davranışları karsısında çaresiz ve kararsız, ne yapacağını bilmez bir halde kaldığınızda, okulda kalmasına izin vermeyen tutum içine girdiğinizi bilmelisiniz.

  Bu süreçte ebeveyn – okul danışmanı ve öğretmen işbirliği adaptasyon sürecini hızlandıracaktır.

  Çocuğa onu okulda bırakıp gitmeyeceğiniz anlatılmalı, belli bir süre kendisini bekleyeceğiniz konusunda bilgi verilmeli ve bu söze de mutlaka uymalıdır. Kendisine sınıfa giremeyeceğiniz konusunda bilgi verilmeli ve böyle bir isteğin gerçekleşmeyeceği de açık bir dille anlatılmalıdır.

  İlk günlerde Anaokulunda geçireceği zamanı sınırlı tutun. Daha uzun süre kalmak istese bile ertesi gün isteyerek gelmesi için süreyi uzatmayın. Birkaç günün sonunda kısa süreli ve ona bilgi vererek okuldan ayrılın ve nereye gideceğinizi, ne kadar süre sonra döneceğinizi ona anlatın.

  Kesinlikle ve kesinlikle çocuğunuzun okula başlaması konusunda kararlı olun. Eğer kararsızsanız çocuğunuzu okula başlatmayın, çünkü o sizin kararsızlığınızı hissedecek ve bunu kullanacaktır. Bir kez başarısız bir deneyim yasamış olmak çocuğunuzun tekrar okula başlamasında ve adaptasyon süresinin daha da uzamasında temel sebep olacaktır.

  Çocuğunuzu başlatacağınız kuruma güven duyun ve bu duygunuzu çocuğunuzun olduğu her  ortamda dile getirin. Aksi bir hareket onun da okuluna ve öğretmenine güven duymamasına sebep olur ki bu da onun okulu reddetmesi için yeterli sebeptir. Vedalaşma sürenizi mümkün olduğunca kısa tutun. Bu süre uzadıkça birbirinizden ayrılmanız zorlaşacaktır. Özellikle adaptasyon döneminde okulun bitiş saatinden önce okulda bulunun, ilk günlerde eğer mecbur değilseniz servis kullanmayın. Öğrencinizi kendiniz bırakıp kendiniz okuldan alın.

  Çocuğunuz okula gitmemek için ne kadar gözyaşı dökerse döksün buna teslim olmayın. Bir kez teslim olmanız bundan sonraki tüm çabalarınızı başarısız kılacaktır. Bilin ki sizden koptuktan en geç 5 dakika içerisinde gözyaşları son bulacaktır.